değerli izleyicilerimiz Türkiye Barolar Birliği kariyer ve mesleki gelişim merkezi tarafından düzenlenen kariyer söyleşileri programımıza Hoş geldiniz bugünkü konuğumuz Dr Dilhan Ayaydın değerli hocam hoş geldiniz Sevgili Fatih Öncelikle ben teşekkür ederim Hoş bulduk Bugün seninle birlikte burada olmak çok güzel bir duygu Türkiye Barolar birliğine ve kariyer merkezimize Çok teşekkür ederim bu söyleşi için sebep verdiniz hocam Eğer sizin için de uygunsa hocam sözü uzatmadan ilk sorumuzla başlayalım Tabii tabii değerli hocam size Öncelikle kişisel olarak biraz tanıyabilir miyiz Ben ilk ve ortaöğretim hayatıma Şanlıurfa'da başladım esas doğum yerimi İzmir Ancak yöremiz şanlıurfa'ydı orada büyüdüm babamın görevleri de orasıydı
tabii Bu dönem içerisinde orta sona geldiğimde son kısmı bitirdik sonra da Ankara'ya geldi Ankara'da lise okudum Gazi Anadolu Lisesi mezunuyum devamında ise Çankaya Üniversitesi hukuk Fakültesi'ni bitirdim 4 yıl okuduk orada çok güzel deneyimlerim oldu bu üniversiteyi bitirdikten sonra da zaten hızlı bir şekilde akademik hayatı adım attık Tabii benim kişisel gelişimimde Küçük bir şehirde Büyümek sonra da lise hayatımı Başkentte geçirmenin çok büyük etkileri oldu hedeflerimi belirledim bu hedefleri belirlerken bana büyük bir motivasyon kattı sosyal çevrenin kendi kişiliğimin gelişimi Üzerinde büyük etkileri oldu yani bunu söyleyebilirim tabii hukuk fakültesinde okumayı hiç anlatmaya gerek yok o bambaşka bir
şey öyle ifade edebilir Teşekkür ederiz hocam Peki Kariyer hikayeniz nasıl başladı akademisyen olmaya nasıl karar verdiniz Akademisyen olma sürecinde yaşadığınız zorluklardan biraz bize bahsedebilir misiniz hocam Şimdi şu şekilde ifade edebilirim Ben hukuk fakültesinin 3 sınıfına geldiğimde ne yapacağıma karar vermeye çalışıyordum Tabii o sırada kafamda Avukatlık mı yapsam Yoksa hakimlik savcılık mesleği yine popüler avukat gayet iyi durumda yoksa akademik hayatımı tercih etmeliyim diye ciddi bir düşünce içindeydim Tabii 3 sınıfa geldiğimde üniversitedeki hocalarımı izlemeye başladım onların tavırlarına ben çok şanslıydım çok iyi hocalarım oldu bu hocaları izlediğim zaman da beni derinden etkiledi Tabii şu kararı yavaş yavaş
vermiştim dedim ki ben öncelikle akademik hayatı girmeliyim Çünkü akademik Hayat ön yaşlarımızda yani gençliğin ön zamanlarında ilerletilebilecek bir hayat ve zorlukları vardı daha sonraki dönemlerde Hatta yine avukatlık mesleğiyle uğraşmak istediğimde beni temelde donatmış olacaktı ve üniversitede bu kadar verdim Tabii Sonrasında da akademik hayatı için gerekli olan nedir sorusunun cevabını aradım Ee ve bunun için de temel sınavların dil sınavları işte beraberinde ALES bugünki adıyla bu sınav buna bir kere destek vermen gerektiğini gördüm ve tabii ki En önemlisi de alan tercihi yapmam gerektiğini gördüm ben hangi alanda daha mutlu olabilirim arayışı içindeydim ve mezuniyet sonrası da bu
alanda Israr edip tercih yapma niyetindeydim hikayenin ilk Başlangıcı bu şekildeydi Yani bunu söyleyebilirim Hocam gerçekten bir öğrencinin olarak sizinle öğrenim dolayısıyla çok memnun kalarak eğitim aldığını söylemekten söylemeyi geçemeyeceğim sağ ol Çok teşekkür ederim hocam Peki akademisyen olmanız sizi tatmin eden yanları nelerdir yani şimdi şöyle aslında bir önceki soruyla İzninizle birlikte birleştireyim benim akademisyen olmayla ilgili tatmini şu şekilde gördüm ilk önce dedim ki hocalarımı izlerim Sonuçta hocalarımız bizim için derse giren bir figür ama bir yandan da onların meslek hayatıydı ben onlara bir meslek hayatlarını izledim ve bu şekilde başladım Hatta beni sevk eden en önemli isim
kendisine müteşekkirim Profesör Doktor ve Ergun özbutundur eğergun özbudun Hoca anayasa hukukunun çok değerli bir ismidir Ben Kendisi benim hocam olmadı demek Ama kendisinden ciddi manada istifade etmiştim dışarıdaki Dernek çalışmalarında tanıştım ve kendisi de beni cesaretlendirdi akademik hayatın içinde olmalısın dedi Bu şekilde onun da bana vermiş olduğu ön destekle Ben hayata girdim Bunu hiçbir zaman unutamıyorum Yani doğru insanların karşınıza çıkması Sizin yönlendirebiliyor ki ben kararlıydım Ankara Hukuk fakültesinde master'ı kazandım kazandıktan sonra çok değil 15 gün sonra da kendi mezun olduğumu üniversite Çankaya Üniversitesi'nde idare hukuka ana bilim dalında araştırma gördüğü sınavı açıldı girdim onu da kazandım
bu sefer üst üste çok hızlı bir şekilde hayatım şekillendi zaten avukatlık stajını bitirmiştim bu süreç içerisinde eş zamanlı oldu Bütün bunlar ve ben Üniversitede araştırma görevlisi olarak devam ettim yine çok dev bir isimle rahmetli hocamız 2018 yılında kaybettik Profesör Doktor Sağ olun Yahya zabunoğlu hocanın asistanlığını yaptım benim için böyle bir isimle çalışmak gerçekten çok büyük bir tecrübe oldu Yani akademik hayatın anlamı şuydu önce ben aslında üniversitede var olmayı sonra ve bu değerli ve bilgili insanlardan Hayat Yolunda değerli tecrübeler katmayı sonradan mesleki tecrübeyi oluşturmayı hedefledim hepsi art arda oldu ve ön başlangıcım buydu Hocam gerçekten güzel
bir başlangıç sizlere bize kattıkları için kendilerine teşekkür ederiz Ben teşekkür ederim sağ olun güzel sözler hocam Peki akademisyenlik de özellikle dikkat edilmesi gereken hususlar sizce nelerdir şimdi Tabii şöyle ifade edeyim akademik Hayat bir kere kolay bir hayat değil Sadece öğrenci arkadaşlarımızla buluştuğumuz derslerdeki 50 dakikada 40 dakika ya da bir saat o vakitlerden ibaret değil bir kere okumayı sevmek zorundasınız bu birinci durum 2 usulünde uygun bir çalışma sistemine uyacaksınız Bu da nedir Master doktora çalışmaları sonraki dönemde işte doçentlik ve profesörlüğe giden süreçte Eğer kararlıysanız durmadan araştırma ve inceleme içinde olmanız lazım Ve bunun sonucunda da bu
zorlukla ve göğüs gereceksiniz sınavlara gireceksiniz yani neredeyse öğrencilik bitmiyor Bunu ifade edebilirim öğrenciliğim bitmediği bir süreç ama ilk yıllardaki bu zorlanmalardan sonra zaman içinde belirli bir sistem oturuyor her meslekte var yani bugün bana göre bizim mesleğimizin temeli savunmadır Yani bugün burada olduğum için söylemiyorum Bu benim temel fikrimdir Rahmetli de bunu söylerdi avukatlığın değerini her zaman söyledi bana göre hem hepimiz için başlangıç savun ben buna inanıyorum hocalık bunun bir başka tarafı kariyer tarafı değerli bir yön ve bu yön içerisinde de akademik hayatında her diğer meslek grupları gibi zorluklar oluyor Tabii ki bir kere insani zorluklar var
karşınıza her zaman iyi insanlar çıkmıyor yani sizin önünüzü kesmeye çalışan zorlayan kişiler çıktı Benim de çıktı Ben bunları yaşadım ama yılmayacaksın sınavları geçemediğimiz zamanlar oldu geçtik tezlerimizin beğenelim beğenilmediği durumlar oldu Yani bunların hepsi yaşandı onların yaşandı Ama temel problematik şu mücadeleden vazgeçmeyeceksiniz Yani sizi engelleyen durumlar karşısında kararlılık başka hiçbir denklem Yok burada kararlılık sizi başarıya ulaştırıyor gecikmeler olabilir Yanlışlıklar olabilir sizin hatalarınız olur dışarıdan etkenler olur Bazen bilgi seviyesinde de zaman alıyor yani İlk başta bir şeyleri anlamakta zorlanabiliyorsunuz alan seçiminde doğru yaptım Yoksa doğru şekilde mi çalışmalar yürütüyorum doğru bir tez konusu mu seçtim ya birçok
etken var burada o yüzden her an için mesleki durumunuzu sorgulama zorunluluğu var zorluklar bunlar yani bahsettiğim gibi ama bunları bir sisteme oturttuktan sonra mantık seviyesinde çok da güzel gidiyor gidebilir ama tabii ki kararlı olmayan insanlar meslekten de koptu mu kopuyor bunları da gördük ayrılanlar oldu el Emine olanlar oluyor Yani akademik Hayatta herkes kalabilir diye bir kayıt yok başarısızlık olursa kalamayabiliyor Yani bu unvanlar kolay alınmıyor bunlar için bir emek vermek lazım ve mücadele edeceksiniz böyle bir devam etti ve size ifade etmiş oldum Peki lisans düzeyinde eğitim alırken nelere dikkat etmek gerekiyor hocam yani lisans düzeyi Tabii
çok farklı bir düzey lisansta bir kere en temel kitaptan okuma yapacaksınız Bir kere ben bütün arkadaşlarıma şunu tavsiye ediyorum bakın ısrarlı bir şekilde şunu söylemek istiyorum notlardan çalışma alışkanlığı belki sınavlar için çok kıymetli olabilir ancak notlardan çalışmanın yanında temel kitaplardan da üniversite hayatınızda Hukuk Fakültesi hayatında çalışmayı bir kere kendinize göre bilmelisiniz Aksi takdirde dil bilimsel açıdan olsun Fonetik açıdan olsun birçok konuda gelişmiyorsunuz telaffuzunuz diksiyonunuz hukuki düşünme biçiminiz Sadece notlarda yazan arkadaşınızın tuttuğu birkaç kelimeden ibaret hale geliyor Oysaki böyle değil bir hukuk metnini yazan öğretim üyesinin ya da oradaki yazarın katkıları onun o alanı ilişkin terminolojiyi
kullanması [Müzik] bu seviyeye göre kendinizi Dizayn etmezseniz Eğer standart veya sıradan bir mezun oluyorsun en başta mesela yabancı dil eğitimi çok önemli yani mutlaka bir dil öne olmak zorunda çok muhteşem kullanamazsanız bile asgari düzeyde anlaşabilmelisiniz Yani bu bir zorunluluk artık dünyanın bugünkü çağında bunu bilmemek bundan geri kalmak çok da prestijli bir durum değil hocam sorularınız zaten şu anda gelmekte çok yoğun geldiği için aynı zamanda Siz de birleştiriyorsunuz benzer soruları Biz de birleştirerek sormak zorunda kaldık tabi Teşekkür ederim hocam Peki akademisyenlikte alan seçimi nasıl olmalı şimdi alan seçiminde kişi Öncelikle kendini iyi tanımalı Yani bir kere
hukuk fakültesine girdiğinde ilk 1 yıl daha yeni bir alışkanlıklarınızı yeni kazandığınız bir dönem bu dönemde bir alan seçimi yapmak çok kolay değil ama yavaş yavaş işte benim O yaşadığım süreç var ikinci üçüncü sınıfa doğru dönemde kamu hukuku ve özel hukuk alanı içerisindeki baskın yetenekleriniz ortaya çıkıyor bu baskın yetenekleriniz de size hangi alanda çalışana çalışacağınıza ilişkin bir ipucu veriyor yani Ben Evet kamu hukukuna daha yatkınım Dolayısıyla ben kamu hukukunda başarılı olabilirim bu alanlarla ilgili eserleri okumayı bunlarla ilgili fikir yürütmeyi Hatta sorunlara çözüm arama hoşuma gidiyor bir kere Senin böyle bir bakış açısı içinde olman lazım böyle
böyleyse Evet Doğru yerdesin kamu hukuk özel hukuk Ama eğer ki ya ben kamu hukukunda da çok iyiyim özel hukukta da çok iyiyim karar veremiyorum orada da ikinci adım olur Ben ne katıyorum Ben oturduğumda düşündüğümde bunları bu alanda ve bir şey katacak bir akıl yürütme var mı Bunları sonucunda Eğer hiçbir şey çıkmıyorsa O zaman artık önünüze gelen şartlardaki konularda Siz bir açılan programları ya da asistanlıklara bakacaksınız diyeceksiniz ki ben mesela Özel hukukta Ticaret Hukuku ya da medeni okur hiç fark etmez ben girerim onu da yaparım deyip yola çıkacaksın Abi ben bunu çok sağlıklı bulmuyorum ben kendi
adıma hukuk fakültesini bitirirken kamu hukuku içinde olmayı ve kamu hukuku branşları içerisinde özellikle anayasa idare ve uluslararası bu üçünde yoğunlaşmıştı Peki hocam bu alan alanınızı belirlerken nelere dikkat ettiniz hani ne tavsiye de bulursun yani alanı belirlerken şöyle Tabii ki tüm belirlemeleri ben yapamıyorum ben en fazla neyi belirleyebildim Master seçimi belirleyebildim başvurduğumda ama asistanlık dediğimiz yani araştırma görevliliği aşamasında üniversitelerin açacağı kadrolar önemli yani kadro ilanı bugün Eğer sizin Arzu ettiğiniz kadrolar mesela anayasa hukuku isteyen bir arkadaşımız bir meslektaşımız Eğer ki anayasa hukuk alanda kadro açılmazsa doğal olarak başvuramaz ne kadar kendine o alana sevk etse bile
o anda önüne Eğer idare hukuku geldiyse mecburen ona geçmek zorunda kalabilir Yani böyle bir yönde var Dolayısıyla bu bu kadar keskin belirlenebilir bir konu değil kaldı ki şöyle söyleyeyim zaman içinde akademik Hayata da girince alanınızda çalışabilirsiniz alt disiplinlere de inebilirsiniz mesela idari hukuku çalışırken spor hukuku alanına yönelirsin alt disiplindir belki idari hukuku temel alanıdır ama bütün ağırlığını Ondan sonraki dönemde spor hukukuna verirsin Ve sen Doğu alanı geliştirmiş olursun yani bu tip alternatifler de oluşabilir O yüzden bu tip katı yaklaşımlar için de değiliz ama alan seçiminde dediğim gibi bir anlamda önünüze gelen durum Bir de sizin
Tabii ki beklentileriniz önemli Ya da sizin yeteneklerinizi kendinizi doğru tanımalısınız Buna göre Dizayn edeceğiz Peki hocam neden kamu hukukunu tercih ettiniz yani sizin için bu tercih mi oldu yoksa sizin önünüze bu geldiği için yani şöyle oldu ben açıkça şunu söyleyeyim Ben özel hukuktan hiç hayatına hoşlanmıyordum ya açık söylemek gerekirse kulakları çınlasın hukuk fakültesinde Ticaret Hukuku hocamdı aynı Yongalık olacağım Kendisi şu anda atılımını verse Hukuk Fakültesi'nde bana şunu ifade etmişti derslerine zevkle takip ediyordum yani hoca muhteşem muhteşem muhteşem bir hukukçu ne kadar şanslıyım ondan ders aldığım için Tabii derslerinde başarılıydım bana şunu sormuştu Ticaret hukukunu çok
mu seviyorsunuz demişti Ben de kendisine şunu söyledim yani tüm derslerime devam ettiğin için Tabii ben ona bunu söyle çok mu seviyorsunuz dedi Hayır hocam dedim mezun olmam lazım dedim gayet dürüst bir şekilde mezun olmak zorunda olduğum için Ticaret hukukuna geldiğini söyledim Tabii hocam o anda benim araştırma görevliliği tercihimi de belki de akademisyenle ilgi duyup duymadığımı da anlamaya çalışıyordu aslında çok önemli bir soru soruyordu bana akademisyen olmak istediğimi söyledim ama Ticaret Hukuku değildi Benim isteğim ne istiyorsunuz demişti anayasa hukuku daha çok idare hukuk kökenli olduğunu söyleyince mutlaka O alanda ve yönlendirelim demişti size Yani aslında biliyor
musunuz bu şekilde ifadelerinden şu da anlaşılmalı böyle kıymetli hocalar mesleğine hakim değerli hocalar aslında fark ediyor Yani bir anlamda Siz okurken hocalarla olan ilişkilerimiz çok önemli bakın Biz hocalarımızla ilişki kurardık onlarla Oturur sohbet etmeye çalışır onlar dünyasına girmeye gayret ederdik yaş gruplarına göre aman bu benden işte 40 yaş büyük 50 yaş büyük Aman ben ne yapacağım onunla konuşacağım Hayır orada bir tecrübe var büyük bir tecrübe var Sen onunla birlikte geçirdiğin vakitte Belki de hayatında yapacağım bir yanlış ortadan kalkacak Yani biz bunları yaşadık ve dolayısıyla ben bunları iyi değerlendirdiğim kanaatindeyim Ve tabii ki Kamu hukukuna olan
ilgimi Ben hukuk fakültesinin birinci ikinci sınıfında fark etmiştim kesinlikle özel hukuku istemiyordum benim için çok cazip değildi ve şu anda da doğru bir tercih yaptığımı düşünüyorum kendi adıma mutluyum öyle söyleyeyim ama öğrencilerimiz bilmiyorum Biz fakültede bizim derslerimiz ne kadar seviyor o ayrı konu gerçekten Evet Ee Yanlış anlaşılmak istemem ama en fazla severek Takip ettiğim ders sizin dersiniz Yani bu Tabii ki de sizin bize karşı olan tutumunuz davranışınız yakınlığınız bize bir hoca gibi değil de bir arkadaş gibi daha yakın olarak davranmanızda sıkıntılarımızı çözmeniz biz bundan dolayı zaten en Keyif alarak dinlediğim ve sınavlara hazırlanırken Keyif alarak
çalıştım bir derste şimdi izinle şu birkaç kelimeyi söyleyeyim bakın bundan belki 30-40 sene önceki hocalarımızın Tabii yaklaşım modelleri ile Eee şu anki belki Bizler onların yerine ne kadar doldurabiliriz bilmiyorum tabi çok zor ama bizlerin yaklaşım modellerinin aynı olmaması gerek Çünkü zaman değişiyor bizlerin de değişmesi gerek ya da bizlerin de yenilikler getirmesi gerek Tabii ki benim öğrencim Aslında Birkaç yıl sonra Benim meslektaşım yani doğal olarak burada bir arkadaşlık ya da o Forumda bir yaklaşım olmadığı takdirde o Eğitim ve öğretimin gerçek amacına ulaşması kesinlikle mümkün değil Ben hep bu yaklaşımda mesleğim içerisinde var olmaya çalıştım Bugün bundan
sonra da böyle devam ettirmeye çalışacağım ama bu demek değildir ki disiplin olmayacak Bu demek değildir ki ben de onlarla kurallara uymayacak yani İkisi bir arada gidin ikisi bir arada Yani ben Çankaya Üniversitesi'ne teşekkür ederim Sizin gibi değerli bir hocayım için çok teşekkür ederim hocam Peki bir idare hukukçusu akademik kariyer planlamasında yani yabancı dilin önemini Az önce biraz bahsetmiştik de bunu biraz detaylandırabilir miyiz şimdi şöyle idare hukuku bir kere çok ilk etapta soyut gelen bir alan neden derseniz bir kere devletin işleyişi Ama bu siyasal işleyiş dışında kamusal hizmetler vatandaşa dokunan hizmetlerin ele alındı temel bir şimdi
idare hukuku böyle olunca bizim kaynağımız Fransa Fransız hukukundan geliyor klasik anlamda idari hukuku çalışan arkadaşlarımız Fransızca Tabii ki temel alan bizde temel değil öyle ifade edeyim Ancak son 20 yüzyıl devamında yani 20 yüzyılın özellikle ikinci yarısı ve 21 yüzyıla girdiğimiz dönemde idari hukuku Amerikan Anadolu Sağlık diyeceğim hani hukuk alanında etkilerini yaşadı Özellikle bu popüler alanlar bahsedecek olursak rekabettir enerji hukukudur ya da bankacılık gibi alanlar spor hukuku gibi alanlar Bunlar çok güncel alanlarda ve burada Fransızca'dan ziyade İngilizce'nin de etkisi çok yoğun yani ben idare hukukunu Fransızca bilmeli miyim yani Fransızca bilmek çok değerli bir konu ya
da değerli bir yetenek Çünkü bu şekilde neredeyse alanda ilerleme şansı çok üstlerde ama bir diğer yandan da Almanca bilerek de bu alanda ilerleyebilirsin Alman idare hukukunun da Çünkü bizim üzerimizde belli etkileri var Alman hukuku içerisinden de biz ee yaklaşımlar alabiliyoruz ama İngilizceyle de bu alanlarda çalışılabilir mi Evet özellikle ekonomik alanlarda idare hukukunun ekonomik boyutlu alanlarında İngilizcenin çok derin bir etkisi var bir de şunu söylemek lazım bizim son 50 yılımızda Türk danıştay'ı kendi alanına girecek olursam Türk tanıştığı Aslında kendine özgü bir idare hukuku da oluşturmuştur yani bu ilk kaynak Fransız idari hukukunda olduğu gibi kalmamıştır Türk
danıştaydım kendi birikimi var Ve bunu da kararlarına yansıtıyor bunların bir çoğunu belki Fransa hukukunda göremiyorsun bu yaklaşımları Dolayısıyla buna Tek yönlü bakmamak gerek yani bu birden fazla dille bunu Götürebiliriz yine çok kıymetli hocalarımız var mesela italyancası olan İsveççe bilen İsveç hukukunu çalışmış hocalarımız var Yani bunlar tek dille bu iş yapılır gibi yaklaşım doğru değil bu dillerden farklı nakiller yapılabilir hukukumuza katkı getirilebilir hocam peki sizce yabancı dil şart mıdır yabancı şart Yani bir kere şunu söyleyeyim bir kere hukukçunun yabancı dil bilmesi şart bakın bunu baştan söyleyeyim hukukçu Öncelikle yabancı dil bilirse kendisini dünyaya açmış olacak ikinci
planda sadece hukukçunun yabancı dil bilmesi değil bir avukatın bir hakimin Hatta Akademi senin için bir kere zorunlu neden akademisyen çalıştığı konuları dünya literatürüne taramak zorunda mesela Biraz önce anlattığım gibi benim doktora konuldu mesela RTÜK'ün kamu yayıncılığı ve özel Yayıncılık üzerindeki etkilerini çalıştım Peki o zaman döndüğümüzde İngiltere'de veya Amerika'da radyo televizyon yayıncılığı hangi hukuksal çerçevede gelişmiş diye bakmak zorundaydım ve baktım doğal olarak da bunu da kendi tezimle ne yaptım naklettim belli oranda karşılaştım bizdeki durumda Oradaki duruma baktım buradaki denetim nasılmış bunu inceledim yani dil zorunlu bu dil eğitimi olmadan akademik hayatta ilerlemek çok zor hale geliyor
hocam Peki hangi dil veya dillerin olması gerekiyor zorunlu olarak ağırlıklı şunu ifade edebilirim İngilizce Almanca ve Fransızca Batı Dilleri Özellikle bizim biliyorsunuz ki Cumhuriyet döneminde iktibas ettiğimiz kanunların temelinde bu diller var Dolayısıyla bu 3 dilin bizim hukuk sistemimizde çok derin etkisi var bu dillerden biri Hatta ikisi kişinin yeteneğine ve ilgisine göre hayatında yer almak zorunda böyle ifade edeyim peki bunun için yapılan sınavlar nelerdir Hocam şimdi Tabii akademik hayata girmek isteyen bir kişi özellikle şu anki sınav formunda Yok değil dediğimiz bir sınav var YDS dediğimiz yine kamu personeline girdiği bir sınav var ama akademik hayatı için
Yok değil daha şu anda popüler TOEFL dediğimiz bir Amerikan menşeli sınav var piercing diye bir sınav var yıpsın diye Pardon bir sınav var Dolayısıyla yani Birden fazla sınav türü var Bunları ÖSYM zaten kılavuzunda yayımlıyor ÖSYM'nin akademik Hayat için girişlerde hem Master doktora hem de araştırma görevlisi olabilmek için ya da doktor öğretim üyesi olabilmek için Doçent olabilmek için gereken sınav türlerini yayınladığı bir tebliğ Yani bir kılavuzu var Dolayısıyla buradan bakarak ne yapılabilir benim hangi sınava girmem gerekir hangi sınavdan kaç puan almam gerekir Bunu belirleyebilirsiniz ve bunu da güncel takip etmek lazım Bunu hemen hemen her sene
bakmak gerek Bunlar değişebiliyor Ama bunlar Tabii Master aşamalarında birçok fakültemiz aramıyor yabancı sınav şartını Ama doktora da öyle değil Doktora da zorunlu Doktora da yabancı bilmeden doktora yapamazsınız ilerleyemez Peki bu puan şartı söylemiştik bu hani yıllara göre değişmekte olduğunu söyledik Peki alan alan değişiyor mu yoksa sadece başlangıç için belirli bir puan mı almak mı tabii bazı fakültelerde Bununla ilgili kısıtlar var mesela Avrupa Birliği hukuku çalışan bir kişi için bunu 80 puana kadar çıkaran yerler var Avrupa Birliği hukuku dışında bazı üniversiteler yine diyor ki ben 75 puan ya da 80 puan gibi puanlar arayabiliyor Kimisi de
ÖSYM'nin belirlemiş olduğu asgari puan değerleri işte 65 puansa 65 puanı belirliyor ya da 55 ise 55 puanı belirliyor ÖSYM'nin kılavuzunu arıyor Sonuçta ÖSYM'nin belirlemiş olduğu asgari değerin üzerine çıkabilirsiniz ama altına inemezsiniz temel kural bu yani 50 puan diyelim ki arayamazsınız ama 55 arayacaksınız ya da 80 arayan bir üniversitemize niye 80 puan arıyorsun diyemezsiniz O da diyor ki ben diyor kalite ölçütlerimi bu segmentten alarak belirliyorum diyor yani bu birazcık da o üniversitenin kendi yaklaşımı eğitim öğretime hem de akademik kadrosunu şekillendirme bağlı öyle ifade edeyim Peki iyi bir akademisyen olmak için yurt dışında eğitim gerekli görüyor musunuz
Sizce Hocam şimdi şöyle ifade edeyim yurtdışına çıkmak çok büyük bir tecrübe her yurt dışına çıkmadan buradan yabancı Yayınları takip ederek akademik Hayat Sürdürülebilir mi Evet Sürdürülebilir Ancak şöyle bir sorun var yani yurt dışında geçirdiğiniz devrenin sizin kişisel gelişiminize bilginize gördüğünüzde çok önemli bir katkısı oluyor Oradaki fakültelerde gidip ders dinlemek Mesela diyelim ki bir vedai hukuku dersine İngiltere'de ya da Amerika'da ya da Fransa'da nasıl anlatılıyor şimdi böyle bir şeyi bir hocanın görmesi lazım yani kendi içerisinde böyle bir deneyimi karşılaştırmalı olarak algılaması gerekir keza yine Sadece o da değil bir diğer yandan bakarsanız da oradaki yaşam stillerini
ve yaşam tarzlarını keşfetmesi lazım Sonuçta Dünya sadece bulunduğun şehirden ibaret değil ya da sosyal çevreden ibaret değil farklı insanlarla etkileşimde bulunarak kendini geliştiriyorsun dünyaya açıyorsun kendini Dolayısıyla yurt dışına çıkmak Ee çok önemli ha bu süre bir yıl olmayabilir iki yıl olmayabilir ama bir ay da olsa 2 ayda olsa kısa da olsa çeşitli programlarla mümkün olduğu kadar çıkmaya çalışmak lazım kısa çıkışlar bile insana çok şey katıyor Yani bir haftalık 15 günlük bir aylık iki aylık bunun gibi 4-5 kere bile çıksanız Asgari bir fikriniz oluşuyor hocam Peki Türkiye'de hukuk fakültesinin bitirmiş bir mezunu öğrencimiz yurt dışında bir
üniversitede lisans eğitim yani yüksek lisansını tamamlaması için neler yapması gerekiyor bir kere yurtdışına gitmek çok farklı bir konu hukuk fakültesini tamamladıktan sonra İngiltere'de ya da Fransa'da ya da Almanya'da ya da Amerika'da hukuk fakültelerine kabul alabilmek için onların dil sınavlarını geçmeniz lazım Bunlar işte delf dediğimiz ya da işte TOEFL dediğimiz ya da hayalcisi dediğimiz ülkesine göre değişen sınavlar var peki bu sınavlardan aldığınız puan sizi oraya taşıyor dil puanı 2 buradaki hukuk fakültelerinde Master programlarında çeşitli departmanlarda bölümlerde çeşitli programlar açılıyor insan haklarıdır Ticaret hukukudur değil mi Çok farklı şeyler açılıyor bunlarla ilgili olarak da sizin başvuruda bulunmanız
ve kabul almanız lazım bunun koşulları neler yani kabul almak şudur işte Öncelikle koca Sizin bir kere değil puanınıza bakıyor bir tavsiye mektubu alıyor tavsiye mektubu dışında genelde özel bir sınav çok sıklıkla belirlenmiyor ama eğer burs almak istiyorsanız mutlaka hem sınav üniversitenizde Yani lisanstaki sınav notlarınız Bunlar inceleniyor artı bir de orada da size bir sınava davet edebiliyorlar girmeniz için bir sınav açabiliyorlar bu durumda o boşta çok zor yani çok az sayıda kişiye bu burçlar veriliyor ha dışarıdan burçla gidilebileceğimiz işte full Bright adını verdiğimiz mesela Amerikan hükümetinin verdiği burçlar var ya da işte Avrupa Birliği bursları var
çeşitli burçlarla yine bu ülkelere gönderilebiliyor Dolayısıyla Ama şu anki eğitim öğretimin yaygınlaştığı dönemde çok ağır şartlar yok yani onu söyleyebilirim Ben yurtdışında Master yapmak istiyorum dediğinizde bu fakülteleri başvuru yapıp kendi dil seviyenizi belgeledikten sonra kabul alma ihtimaliniz çok yüksek ancak burs almak çok zor Ve tabii ki orada ben gidip araştırma görevlisi almak istiyor olmak istiyorum dediğinizde işte Cia ve cimmet gibi sınavlar var soru tarzı bu tarz Bizim aynı ALES'e benzer sınavlarımız var O zaman bu koşullarda devreye giriyor master için değil ama araştırma görevlileri için bu tarz sınavlara girmek zorundasınız orada Peki hocam burada biz araştırma
görevlisi olduk bütün prosedürleri tamamladık orada da çalışacağız burada nasıl süreç nasıl işliyor Buradan oraya giderken iki modelle gidebilirsiniz ya oradan bir araştırma Bursa alabilirsiniz ya da burada buradan ya Kendi üniversiteniz sizi finanse edecek ya bizim Milli Eğitim Bakanlığının ya da TÜBİTAK kaynaklı burçlar var Bunlar kanalı ile gidebilirsiniz ya da son seçenek kendi cebinizdeki parayla Peki ben gidiyorum dediğim noktada kabul ediyorlar mı yapacaksınız hangi programa başvuruyorsunuz Onun tek tek yazışmalarını yapmanız lazım Hatta Mümkünse Oradaki bir öğretim üyesi ile ilişkiye geçip ben işte diyelim ki nottingım Nothing Üniversitesine gelmek istiyorum burada insan hakları çalışmak istiyorum Master yapmak
istiyorum Oradaki bir Öğretim üyesine mail atabilir O da evet ilgini çektiniz CV yollayıp Ben gelebilirsiniz diyebilirim ama bunun dışında da resmi başvurularla da aynı bizim ülkemizde olduğu gibi de topyekün alımlar var Genelde yazacağınız tez konusu çalışmak istediğiniz özel bir öğretim üyesi varsa ona ulaşabilirsiniz yani bizdeki ne benzer koşullar Peki bu şeyde hukuk sisteminde ders sistemlerinde farklılıklar mevcut bu farklılıklar nasıl tamamlanıyor akademisyen olurken o göz ardı ediliyor mu Yoksa belirlidir şimdi tamamlamaya mı Tabi şimdi şöyle akademisyen olmak başka bir şey Orada gidip Master yapmak başka bir şey bir kere akademisyeni olmayan bir kişi de Master yapabilir
doktora yapabilir ama akademisyen de Master doktora yapıyor aradaki fark ne Monster doktora yapıp serbest hayatta avukatlığa devam edebilirsiniz ya da hakim savcılık yapabilirsiniz bunda herhangi bir engel yok ama bir yandan akademik hayatta olmak ne demektir üniversite personeli olmak demektir üniversitede eğitim öğretim faaliyetlerinde kürs çalışmalarına katılmak demektir O başka bir alan Şimdi orada da gittik diyelim İngiltere'ye gittiniz diyelim İngiltere'de ya da Amerika'da kabul aldıktan sonra oraya gittiğinizi bir kere dilinizin orada bir tez yazacak seviyede olmanız lazım dilinizi Eğer bu Yoksa orada bir Hazırlık Okulu dönemi geçirmeniz gerekiyor sonra Mümkün Mertebe oradaki yüksek lisans derslerini alacaksınız o
zaman da bu yüksek lisans derslerinin programlarına bakmanız lazım İngiliz hukukuysa İngiliz hukukunun temel kitaplarını alıp okumak zorundasınız Yani bu maalesef ciddi bir yük öyle kolay bir şey değil Dolayısıyla bir zaman ve program lazım ama tabii ki yabancı şeyle öğrencilerin kayıtlarında bazı programlarda bu dikkate alınarak daha Evrensel Kimlikte dersler oluşturulabiliyor bunu da söyleyeyim Bu Gideceğiniz programa bakmanız lazım Peki hocam bir akademisyen Özel sektörde nasıl bir işbirliği sağlayabilir şimdi tabii şöyle ifade edeyim bir akademisyenin özel sektörde iş deney imi kısmında bir kere üniversite hocası Tabii ki akademisyen demek üniversitede hocalık yapacak nasıl yapacak araştırma görevliliğinden itibaren Doktor
et üyeliği doçentlik ve profesörlüğe atanıncaya kadar ki dönemde araştırma faaliyetlerinin içinde yer alacak bu Asli göreve ama bir yandan da öğrencilere yönelik olarak ders anlatma hukuk Akademisi Senin için söylüyorum pratikler çözme yine hukuk kliniği kapsamındaki çeşitli dersleri öğrencilere sunma anlatma üniversite içi danışmanlıklar sonra gerekirse Üniversitesi ile ilgili çeşitli tanıtım faaliyetlerinde bulunmayan birçok işlemi var Dolayısıyla Yani akademik hayata girdiğiniz zaman üniversiteyi içerisinde yapılacak birçok iş oluyor bunlarda eğitim öğretim faaliyetine yönelik konular akademisyenlerin de temel görevleri bunları sürdürmek temel nokta bu Peki hocam bir üniversiteye girdik akademisyen olarak başladık çalışmaya bizim akademisyenlik dışında Peki akademisyen sıfatıyla O
üniversite içerisinde yapabileceğimiz idari işler vs var tabii ki şimdi mesela ben bir kere araştırma görevlisi iken üniversitemdeki birçok komisyonda çalıştım Ne gibi yatay geçiş komisyonlarında çalıştım ya da Efendim yine baktığımızda öğrenci kulüplerine yönelik çeşitleri danışmanlıklar yaptı Bunlar çok değerli işler Çünkü öğrenciliği birebir için hayatına katıyorsunuz daha üst seviyeye çıktığınızda doktor ve öğretim üyesinden itibaren üniversitede idari görevliler alabiliyorsunuz Ben şöyle bir hikaye sahibiyim mesela yaklaşık 4,5 yıla yakın idari görev yaptım doktora sonrası Sosyal Bilimler Enstitüsü Çankaya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü müdür yardımcılığı yaptım 2019'da 2021 dönemlerinde yaklaşık 2,5 yılı yakın dönemde de Çankaya Üniversitesi'nin genel sekreteriydim
Dolayısıyla idari görevliler için doğrudan adayız hemen hemen her akademisyen idari görevlerin adayıdır bunu yapmak yapmamak bir tercih meselesidir hem sizin bu görevlere layık görülmeniz hem sizin istemeniz birçok parametre var Ben istekliydim üniversitemin kıymetli yöneticileri de beni o dönemlerde layık gördüler ve ben bu görevleri yaptım kendi üniversiteler mesela hizmet ettim bu anlamda benim bir tarafımda Ankara Hukuk Fakültesi orada da Master doktora çalışmalarını yaptım Orayı da tanıdım tabii orada bir idari görevim yoktu Orada öğrenciydim nasıl ve doktor öğrenciliği yaptım ama o kültür de bana çok şey kattı yani Ben hem Vakıf hem Devlet Üniversitesi kültürünü bir arada
götürdüm bu da benim iki tarafı da anlama ve kıyaslama çok şey kattı bana hocam hem öğrenci olup hem öğretmen olup Bu ikisi arasındaki aynı anda yaşamışsınız bu duyuyu nasıl bir duygu yani şimdi şöyle Tabii öğrencilik kısmını çok yaşayamıyorduk Çünkü çünkü öğrencilik artık Master Doktora da o öğrencilik çok olmuyor Onu açık söyleyeyim Az oluyor az çıkıyor öğrenciliği ilk bir yıl sonra artık çünkü akademik Hayat birazcık şeye dönüyor Siz profesyonel çalışıyorsunuz Yani kendi kariyerinize yatırımı yapıyorsunuz orada artık klasik bir lisans öğrencisi gibi değilsiniz ciddi bir iş yaptığınızın farkındasınız üst düzey konularla uğraşıyorsunuz araştırma görevlisi olduğunuzda da bunu
zaten kıdeminize yansıtıyorsunuz ama dışarıdan gelen bir mesela Avukat arkadaşında Master doktora yapabilir onlar da öğrenci ama bu böyle Nasıl anlatayım çok dolaylı bir öğrencilik o tatlı öğrencilik değil derslere girip güzel Bugün ben yüksek lisans dersleri yapıyor mesela hafta içi bu hafta içi başlattık işte Geçen hafta daha doğrusu ödev konularını verdim derslerimi anlatıyorum şimdi tek tek sunumlar yapılacak Mesela bir arkadaşlarımızla şöyle bir çay kahve içtik kendilerini tanıdım hangi [Müzik] kökten geldiklerine hangi fakültelerden geldiklerini Sordum Bir de böyle bir şey onlara meslek alanlarıyla ilgili Kimisi kamuda Avukat Kimisi Efendim yargının içinde Kimisi Akademi araştırma görevlisi onlara da
çeşitli formlarına göre ödevler verdik Yani aslında Master derslerindeki öğrencilik lisans öğrenciliği gibi Kesinlikle değil orada başka bir boyut var peki bu tesli Yüksek lisansı Tezsiz olan arasındaki fark nedir Siz olanın şöyle bir yönü var Tezsiz olan bilgi ve görgüyü arttırıyor mesela İnsan Hakları hukuk alanda tesis yüksek lisans yapabilirsiniz Ama birçok fakülte tesisinden tezliğe sizden Tezsiz yüksek lisans mezunlarına doktora yapma hakkı tanımıyor zaten Tanınmıyor büyük oranda O yüzden tezli mezunları doktoraya devam edebiliyor hal Böyle olunca da akademik hayatın devamı açısından Eğer doktora da devam etmek istiyorsanız tezli yapmanız esastır ama Tezsiz yüksek lisansı yaptığınızda bilgi ve
gördüğünüzü arttırır mı arttırır size çok şey katar özellikle Kamuda çalışan kamu avukatları ya da hakim ve savcılar Tezsiz yüksek lisansdaki almış oldukları derecelerine kendi meslek hayatlarına yansıtarak kıdemlerine ve maaşlarını etki ediyor olayın bu boyutu da var hem görgü hem de doğrudan bir etkisi de var bu arada özür dileyerek şunu da söyleyeyim sizin Biraz önce bana sorduğunuz bir soru eksik kaldı dış hayatta akademisyenler ne yapabilir demiştiniz akademisyenler üniversite dışında da çok şey yapabilir bir kere çeşitli Kamu Kurum ve kuruluşlarında danışmanlıklar yapabilir özel sektöre yönelik projeler geliştirebilir ve bunlar yökün verdiği izin doğrultusunda üniversitelerde yapılabiliyor yine hukuk
hocaların mütala verebilir çeşitli dava dosyalarında görüş bildirebilirler üniversiteden alınabilir bu görüşlerini yine hocalara gelip bu mütalalar talep edilebilir Yani aslında Hukuk akademisyeni yargılamanın da bir anlamda bir parçası yargılamayı da geliştiriyor sadece teorik değil bilirkişilik yapabilir mahkemelerde hukuk akademisyeni uzmanlaştığı alanla ilgili olarak bir yargıcın özellikleri ihtiyaç duyduğu ve danışması gereken konularda destek olur Yani hukuk Akademisi yani size şöyle anlatayım birçok alana çıkış yapabilir Hatta doçentlik ile birlikte avukatlık yapma avukatlık kanunumuzun vermiş olduğu yetkiyle avukatlık yapma imkanı da var hukuk Akademisi yani Dolayısıyla hukuk akademisyenliğinin savunma ile olan ciddi bir neyi var bağı var hiç uzak değil
hocam Peki lafınızı bölüyorum Ama ben bu araya kaynamışsın diye sormak istedim Peki akademisyenlerin Avukat sıfatını kazanabilmesi için staj yapması gerekiyor mu stajını yapması zorunlu staj yapmaları lazım ama tabii avukatlık kanunumuz doçentlik ile birlikte bu akademisyenlere avukatlık yapma hakkını tanıyor Orada ayrıca bir staj olup olmadığı konusunu Tam hatırlayamıyorum bilemiyorum tabii ona bakmamız lazım O sizin daha çok bakacağınız bir nokta ama açık söyleyeyim Normal şartlarda ön şart doçentlik ile birlikte akademisyen sahaya inebiliyor akademisyen avukatlık yapabiliyor bizzat şube giyebiliyor ve bunun çok sayıda örneği var yani hocalıkla birlikte avukatlığı sürdüren hali hazırda birçok meslektaşımız var Dolayısıyla Bunlar hem
öğrencisine birçok şey katabiliyor hem topluma hem de mesleği de geliştirme imkanı yakalıyor Dolayısıyla Biz Öğretim üyeliğini şöyle bir meslek olarak tanımlayabiliriz çok yönlü yani öğretim üyesi olmak demek çok yönlü çok yönlülüğün kapısını açıyor bakın anlattım size bilirkişilikten danışmanlıklara avukatlığa kadar birçok alana geçebiliyorsunuz Aslında öğretim üyesi olmak demek hayatın kısıtlanmışlığı değil birçok alternatifi yakalamak demektir ben o gözle bakıyorum tabii ama öğretimi alırsanız O başka bir boyuta hocam ama şöyle Bizim de serbest avukatlık mesleğinde Yaşadığımız sıkıntılar da var yani bizimkilerinin tamamı akademisyenlere özgü sınırlandırılmış yaklaşımlardan bahsediyor ama biz bunu meslek gruplarını aldığımızda her meslekte zorluklar var yani
Öğretim üyeliği avukatlığın zorluklar çok fazla bir kere Kamu hizmeti boyutu bir tarafa bir de Finansal sıkıntılar var Bunlar Türkiye'nin gözardı edilemeyecek problemleri yine hakim ve savcılarımızın bambaşka dosya yükleri bunların altında kalıyorlar ve hukuku devamlı takip etmek zorundalar Hem bu dosyaları çıkarmak hem takip Yani kolay değil her tarafta ayrı zorluklar var ama bu bir bahane değil hocam Peki akademisyenler hak ettiği Emeğin karşılığını alabiliyor mu şimdi bu çok önemli bir soru Türkiye'de değil aslında dünyada şöyle bir şey var eğitim ve kültüre verilen değerli bir düşüş var Sadece Türkiye için konuşmuyorum ben bunu özellikle cehaletin de yükseldiği bir
zaman dilimindeyiz bunu kastederken belirli bir grup veya kişiyi kastetmiyorum kolay yoldan yaşamak kolay yoldan ilerlemek paranın daha değerli hale geldiği bir dönemde sizin buna karşı direnebilmeniz çok zor tabii Böyle olunca da okumaya dayalı bir mesleğin de çok değerli olmasını Tabi ki beklememek Yani bu bir şey mücadeleye dönüyor bu akademik hayatın Kendisinden bir değer kaybettim ama dönemsel olarak Bu ilgiyi azaltır dolayısıyla bir ilgi azalması olduğunu söyleyebilirim Evet akademisyenlik bir meslek olarak bir maaş kapısı değildir akademisyenlik sadece bir öğretmen yani öğretmenlik de değildir Öğretmenlik çok kutsal Ama bu boyutta da değil akademisyenlik pedagojik formasyonu yoktur akademisyenlerin çünkü
öğretmenlerimizin o var akademisyenlik bir yaşam biçimidir her meslekte olduğu gibi avukatlık da bir yaşam biçimidir hakim savcılıkta bir yaşam biçimidir akademisyenliğin topluma kendi çevresine öğrencisine katacağı çok şey var ama Dolayısıyla Türkiye'de de son dönemde ya da dünyada da bir değer kaybı var mı var bunu göz ardı edemeyiz Burada değeri yine kim artıracak akademisyenlerin kendileri yani akademisyenler mesleği vermiş oldukları ilgi ya da getirdikleri seviye meslek onurunu yükseltmeye adına yaptıkları çalışmalarla kendi saygınlıklarını korumak zorundalar Yoksa her mesleğin getirmiş olduğu zorluklar ya da ilgisizlikler ya da gerilemeler bizde de mevcut yani sadece bizim meslekte gerileme var demekte haksızlık
olur hocam Peki tecrübenizi göze aldığımızda geç hukukçuları hangi alanda alan veya alanlarda yüksek lisans yapmasını önerirsiniz şimdi Tabii Öncelikle sizlere şunu söyleyeyim Benim bir yaklaşımım temel alanların hepsi çalışılabilir kesinlikle ama kesinlikle sadece belirli bir alanda çalışın diye bir tavsiyede bulunmam doğru değil bugün Medeni Hukuk temel alan ama medeni hukukun birçok meselesi var ya da borçlar hukuku ya da işte benim alanım olan idare hukuku her böyle olunca kıymetli dinleyiciler Sevgili arkadaşlarım diyeyim sevgili meslektaşlarım deyip Dolayısıyla bu noktada her alan çalışmaya muhtaç her alan gelişmeye muhtaçtır Ama tabii ki güncel olarak dijitalleşmenin getirdiği yeni hukuk alanları var
değil mi İşte bu yapay zekadan tutun işte ya da yazılım gibi alanların getirdiği hukuksal sorunlar ya da kişisel verilerle ilgili konular ya da işte enerji hukuku gibi daha böyle popülerleşmiş alanlar önünüze gelebilir bu alanlarda çalışmak çok güzel ama şunu unutmamak lazım Her yeni alan Aslında temelde temel hukuk alanlarından beslenerek ortaya çıkar yani siz o temel alanda yine var olmak zorundasınız Dolayısıyla illaki mikro düzeyde sadece o alana gireyim bakayım gibi bir yaklaşımda bilgisayar açıdan size birazcık daraltabilir Ben orada temel alanların hiçbir zaman gözardı edilmemesinden yanayım Evet hocam Peki Türkiye'deki hukuk sisteminde gördüğünüz veya öğrenci öğrencilerinizde gördüğünüz
eksiklikler nelerdir eksiklikleri gidermek için tavsiyeleriniz neler olur önce öğrencilerden ve başlayalım mı yoksa hukuk sisteminden başlayalım Hocam bunu detaylandırabiliriz hiç problem değil Yani şimdi şöyle öğrencilerimizle ilgili ben tabi çok sert eleştiride bulunmuyor Ama genel genel sorunlar var genel sorunlar şu bir kere Çok emek vermek istemiyor kimse Yani herkes kolay yoldan başarıya ulaşmak istiyor Bu bizim hukuk fakültelerine de yansıdı bir kere çok sayıda Hukuk Fakültesi olması maalesef Mesleğimizi doğrudan olumsuz yönde etkiliyor Evet çok sayıda hocaya imkan çıkıyor çok sayıda Avukat ortaya çıkıyor ama bu şimdi bakın bir şeyin çokluğu Kaliteyi getirmiyor Yani kalite başka bir şey
çünkü hukukçu çok yavaş gelişmesi gereken bir varlık yani hukukçu zamana dayalı olarak tecrübeyle gelişmesi gereken bir kişi bizim alanımız böyle bu göz ardı edilemez ilk günden hangisi kişi davasında muhteşem bir görüntü sergilemiş ki bir avukat olarak belki çok hoş görünebilir ama Mucizeler oluştuğunu söylemekte imkansız ya da Hangi hukuk hocasına ilk dersinde mu anlattığını söylemek mümkün Yani herkesin eksiklikler var yani zaman lazım tecrübe lazım Bilgi birikime lazım bu işler için bir kere bir sabırsızlık var 2 herkes hemen ilerlemek herkes hemen para kazanmak istiyor ve emek vermek istemiyor şu anda hukuk fakültelerindeki öğrencilerimizin de bir ilgisizliği olduğunu
söylemekte sakınca yok genel olarak bu Belki de ümitsizlikle hani ileride nasıl olsa beni bekleyen şey hukuktaki Benim iyiliğim değil benim çevreyi yakalamam benim sosyal ilişkilerim benim siyasal ilişkilerimi noktaya getirir gibi bir yalvar öyle değil Bakın bu tip dönemler yaşanabilir Ama gerçeklik şu; bunları göz ardı etmek lazım Gerçek olan sizin kendinize kattığınız bilgi ve değerdir Siz o değerli anlam bulursunuz Bundan asla vazgeçmemek lazım hukukçu olmak ya İyi hukukçu olmak için hukukun içinde kalarak İyi hukukçu olmak için çok okumak çok çaba sarf etmek lazım şu anda bu yok bu yönde var ama çok az sayıda kişide var
bu bir kere bunun düzelmesi lazım temel konumu yoksa Geri kalan herkes çok genç insan olarak çok hoşlar çok yeniler Çok güzel duygular içindeler Yoksa bu tipi insani eleştiri bulunmuyor Herkesin kendi kişiliği ve yaşam anlayışı var bahsettiğim bu genel problem hukuk sistemi açısından ise bana göre Türkiye'de son 20 yılda göz ardı edilemeyecek şey yargı sınıfının gereken değeri görmek bu maalesef hukuk eğitimine de yansıyor Dolayısıyla yergi sınıfı bağımlı bir hal sergiliyor Oysa ki yargı sınıfı bağımsız yargı sınıfı özgürce ve temel olarak hukuku geliştirme adına varlık sürülmek zorunda Aksi takdirde bu şekilde ele alınmazsa ülkede adalet duygusunda tatminsizlikler
ortaya çıkıyor Şu anki en temel görüntü bu ve bunu da maalesef yaşıyoruz bu toplumun en büyük önemli görüntüsü nedir Sokak her gün haberleri izliyorsunuz ve ülkenin panoraması ortaya çıkıyor haberlerde her gün şiddet her gün bir dolandırıcılık Vakası Hele ki ekonomik sıkıntıların olduğu dönemlerde bu tip konular Daha da artıyor dolayısıyla da ülkedeki hukuk sistemine duyulan Güven de azalıyor Yani bu noktada avukatların tüm üyelerinin hakim savcıların Güven sağlama adına derin bir çaba göstermesi lazım bakın derin bir çaba Yoksa bu İmaj topluma yansıyor ve toplumdaki Güven algısı düştükçe de kişilerin kendi Hak arama çabaları artıyor Bu da çok
ciddi bir tehlike böyle bir sürdürülebilirlikten bahsetmemiz mümkün değil hocam Peki bir hukukçunun amacı para kazanmak mı olmalı başarılı olmak mı olmalı ce Bence hukukçu olarak bakmayalım hangi meslek olarak bakarsak bakalım temel Hedef başarılıdır ben önce mesleğim de iyi olacağım iyi olan parayı da kazanabilir mi istediği düzeyde kazanamayabilir ama yine de Saygın bir hayatı olur yani belki zengin olmayabilir ama zenginliğinde ölçütler vardır güzel bir yemek yiyebiliyorsa Belki bu zenginliktir değil mi illaki çok daha üst düzey bir yaşama ilgi duymak size mutluluk getirmeyebilir Önemli olan saygınlığı kazanacak şekilde başarıya yakalamak Sen önce Mesleğin de iyi olacaksın temel
hedefim Başarır başarıyla birlikte Yavaş yavaş parası alanlarda da tabii ki kendini garantilemek zorundasın bu da bu da en doğal şey Herkes bunu beklemeli herkes kaliteli bir hayata arzulayabilir insanın doğasında var olan bir şey bu ama bunu parayı öne koymak mesleği ciddi anlamda küçültüyor ve ilerlemeyi de sağlamıyor başarı düşüyor başarı düşmüş meydana geliyor o yüzden bu yaklaşımların hepsinden kaçmaktır Teşekkür ederiz hocam Ben teşekkür ederim Hocam son bir sorumuz insan hayalleriyle Yaşar geldiğiniz noktada sizin hala bir hayaliniz var mı var akademik hayatımı ilerletiyorum hala Durmadık Ben de doçentlik çalışmalarımı yürütüyorum Kısmetse bu sene ya da ilerleyen zamanda
başvuracağım Bunun haricinde eğitim öğretime daha çok vakit ayırmak istiyorum Daha yeni alanlarda çalışmak istiyorum Bunlar hukuk adına Benim duyduğum heyecanlar kendi üniversiteme üniversiteler hayata daha çok hizmet etmek istiyorum yine birçok sivil toplum örgütünde var olmaya devam edeceğim şu anda sürdürdüğüm görevler var hatta dışarıda bunları daha da geliştirmek istiyorum Ankara'da olmamız münasebetiyle bunların içindeyim daha çok insanı bulaşmayı da istiyorum Neden Çünkü biz hukukçu olurken sadece günlük geçimimizi sağlamak için hukukçu olmadık ya da öğretim üyesi olmadık biz bu mesleğe insanlarla bir arada olmak ve insan hayatına aynı zamanda dokunmak için girdik Yoksa sadece akademik Hayat Benim için
bir maaş bordürosuna ibadeti olmadı böyle olması da zaten benim mutsuz kılardı kamusal bir görev yaptığımı hissedemezdim açıkçası hedefim bunları daha da ileri bir taşımak İnşallah hocam Peki son soru demiştim ama Ben geçmişe dönük baktığınız zaman Keşke şunu da yapsaydım dediğiniz bizim üniversite Döneminden itibaren Keşke şunu da yapsaydım dediğiniz bir şey kaldı mı ki yani kendinize eksik gördüğünüz bir sevgili tüm Samimiyetimle söylüyorum Hiçbir şey olmadı neden belki imkansız gibi gelebilir size ama ben hayal ettiğim yolda ilerledim hep buna ilişkin çalıştım ve tasarımlarının sonuçlarını aldım ben şanslıydım yani çok kıymetli Hocalar biraz önce aldığım isimden işte yine
almak isterim Ergün Öz buton Hoca rahmetli Hocam beni bu noktaya Taşıyan Yahya zabunoğlu Hoca Metin Günday Hoca Bunlar çok kıymetli insanlar meriha'dan Hocam bu insanlar Benim hayatlarıma dokundu Dolayısıyla belki en büyük kazancım bu hocalarınla çalışmak oldu büyük bir vizyona aldım sonrasında ise devamında ise zaten akademik Hayat içinde kendi üniversitemde hizmet ettim ve dolayısıyla Hala da devam ediyorum edeceğim çalışmalarımı ilerletmek istiyorum yaşım itibariyle henüz buna uygunum Dolayısıyla İnşallah ileride daha da güzel hizmetler sunma imkanım olur ilk etabı böyle geçirmiş oldum sonrasında devam ettireceğiz kıymetli baktığınızı bize ayırdığınız için çok teşekkür ederiz biz kariyer ve mesleki gelişim
merkezi olarak bugünkü programımızın sonuna geldik Bir sonraki programımıza görüşmek dileğiyle Kendinize iyi bakın Sağlıklı günler dileriz